Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 202. maddesi gereğince Türkiye'de eşler, evlenirken veya evlilik birliği devam ederken herhangi bir mal rejimi sözleşmesi yapmadılarsa "Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi"ne tabidirler. Ancak taraflar, kendi iradeleriyle yapacakları bir sözleşme ile yasal rejimi kaldırıp Mal Ayrılığı Rejimi’ni kabul edebilirler.
Mal ayrılığı rejimi, eşlerin kişisel ve finansal özgürlüklerini koruma altına alan, evlilik süresince ve evliliğin sona ermesi durumunda mal varlıklarının tamamen ayrıştırıldığı bir hukuki yapıdır.
Mal Ayrılığı Sözleşmesi Nedir ve Nasıl İşler?
TMK m. 242 uyarınca mal ayrılığı rejiminde eşlerden her biri; kendine ait olan taşınır, taşınmaz, banka mevduatı, şirket hissesi ve tüm diğer mal varlığı değerleri üzerinde yasal sınırlar dahilinde yönetim, yararlanma ve tasarruf hakkını tek başına muhafaza eder.
Bu rejimin temel prensipleri şunlardır:
- Mülkiyetin Bağımsızlığı: Evlilikten önce edinilen veya evlilik içinde kazanılan tüm mallar, adına tescil edilmiş olan eşe aittir. Diğer eşin bu mallar üzerinde herhangi bir mülkiyet veya hak iddiası olamaz.
- Borçlardan Şahsi Sorumluluk: Eşlerden her biri kendi borçlarından yalnızca kendi mal varlığıyla sorumludur. Bir eşin ticari riskleri, icra takipleri veya kişisel borçları nedeniyle diğer eşin mal varlığına haciz konulamaz (TMK m. 243).
- Tasfiye Kolaylığı: Boşanma veya evliliğin iptali hâlinde "katılma alacağı" veya "artık değer" hesabı yapılmaz. Her eş adına kayıtlı olan malı alarak evlilik birliğinden ayrılır.
Mal Ayrılığı Sözleşmesinin Geçerlilik Şartları
Sözleşmenin hukuken geçerli kabul edilebilmesi ve gelecekte hak kayıplarına yol açmaması için belirli nitelikleri taşıması gerekir:
- Noter Şartı: TMK m. 205 uyarınca mal rejimi sözleşmesi, noter huzurunda düzenleme veya onaylama şeklinde yapılmalıdır. Tarafların kendi aralarında adi yazılı şekilde imzaladığı metinler hukuken geçersizdir.
- Evlenme Anında Beyan: Nikah başvurusu yapılırken evlendirme dairesine yazılı olarak mal ayrılığı rejiminin seçildiği beyan edilebilir.
- Fiil Ehliyeti: Tarafların ayırt etme gücüne sahip olması gerekir. Kısıtlı veya ayırt etme gücüne sahip küçüklerin yapacağı sözleşmelerde yasal temsilcilerinin rızası aranır.
Aile Konutu Şerhi ve Mal Ayrılığı İlişkisi
Mal ayrılığı rejimi seçilmiş olsa dahi TMK m. 194 (Aile Konutu Koruması) geçerliliğini korur. Tapu kaydı eşlerden birinin üzerine olsa dahi, aile konutu olarak kullanılan taşınmaz diğer eşin açık rızası olmadan devredilemez, satılamaz veya üzerine ipotek tesis edilemez.
DETAYLI MAL AYRILIĞI SÖZLEŞMESİ ÖRNEĞİ
MAL REJİMİ SÖZLEŞMESİ (MAL AYRILIĞI)
TARAFLAR:
- EŞ 1: [Adı Soyadı] – (T.C. Kimlik No: [11 Haneli TC No])
- Adres: [Açık Adres]
- EŞ 2: [Adı Soyadı] – (T.C. Kimlik No: [11 Haneli TC No])
- Adres: [Açık Adres]
SÖZLEŞMENİN KONUSU:
İşbu sözleşme; tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 202, 205 ve 242. maddeleri ile devamı hükümleri uyarınca, evlilik birliği süresince ve sona ermesinde uygulanmak üzere "Mal Ayrılığı Rejimi"ni kabul ettiklerini ve bu rejime ilişkin kuralları belirlemek amacıyla tanzim edilmiştir.
SÖZLEŞME MADDELERİ:
Madde 1 – Rejimin Kabulü:
Taraflar, evlilik birliğinde Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen yasal mal rejimini değil, Mal Ayrılığı Rejimi’ni kabul ettiklerini beyan ve taahhüt ederler.
Madde 2 – Mülkiyet, Yönetim ve Tasarruf:
- Taraflardan her biri; evlilik öncesinde sahip olduğu ve evlilik süresince her ne şekilde olursa olsun (maaş, ticari kazanç, miras, bağış, yatırım vb.) elde edeceği tüm taşınır (araç, ziynet, ev eşyası vb.) ve taşınmaz (daire, arsa, iş yeri vb.) mallar ile banka hesapları, fonlar, hisse senetleri ve telif haklarının tek ve müstakil malikidir.
- Eşler, kendilerine ait mal varlıkları üzerinde diğer eşin onayına veya iznine ihtiyaç duymaksızın dilediği gibi satım, devir, ipotek, bağışlama ve kiralama dahil her türlü hukuki ve tasarrufi işlemi yapma hakkına sahiptir.
- Her eş kendi malının yönetimini yürütür ve mal varlığından elde ettiği her türlü semere, kira geliri, faiz ve kâr üzerinde tek başına hak sahibidir.
Madde 3 – Borçlardan Sorumluluk:
Eşlerden her biri, kendi adına akdettiği borçlardan, kredi yükümlülüklerinden, kefaletlerden ve ticari faaliyetlerinden doğan borçlardan kişisel mal varlığı ile tek başına sorumludur. Bir eşin borcu nedeniyle diğer eşin mal varlığına, maaşına veya banka hesaplarına müracaat edilemez, haciz uygulanamaz.
Madde 4 – Evliliğin Sona Ermesi ve Tasfiye:
- Evlilik birliğinin boşanma veya iptal kararı ile sona ermesi hâlinde taraflar; Türk Medeni Kanunu’nun edinilmiş mallara katılma rejimine özgülediği artık değere katılma alacağı, değer artış payı alacağı veya katkı payı alacağı adı altında birbirlerinden hiçbir talepte bulunmayacaklarını şimdiden kabul, beyan ve taahhüt ederler.
- Taraflar, boşanma durumunda yalnızca kendi adına tescilli veya zilyetliğinde bulunan kişisel mallarını alarak tasfiyeyi gerçekleştirirler.
Madde 5 – Paylı Mülkiyet ve İspat Yükü:
- Eşler evlilik birliği içinde müştereken (paylı mülkiyet esasına göre) bir mal edinebilirler. Bu durumda her eş kendi payı oranında hak sahibidir.
- Bir malın kendisine ait olduğunu iddia eden eş, bu iddiasını yasal delillerle ispat etmekle yükümlüdür. Aidiyeti ispat edilemeyen veya ortak kullanıma tahsis edilmiş olup sahipliği belgelenemeyen eşyalar üzerinde tarafların paylı mülkiyete sahip olduğu kabul edilir.
Madde 6 – Ev Eşyaları ve Kişisel Eşyalar:
Tarafların şahsi kullanımına yarayan giysi, takı, mesleki araç-gereçler ve kişisel eşyalar müstakilen o eşe aittir. Ziynet eşyaları bakımından, aksine bir yazılı anlaşma yoksa, kadına bağışlanmış sayılır ve onun kişisel malı kabul edilir.
Madde 7 – Yürürlük:
İşbu 7 (yedi) maddeden oluşan sözleşme, taraflarca okunup iradelerine uygun bulunarak Noter huzurunda imza altına alınmış ve imza tarihinde yürürlüğe girmiştir. [Tarih]
EŞ 1 (İmza) EŞ 2 (İmza)
Mal ayrılığı sözleşmeleri hazırlanırken tarafların mevcut mal varlığı dökümünün (envanter) sözleşme ekine konulması, gelecekte yaşanabilecek ispat zorluklarını ve hukuki uyuşmazlıkları engellemek adına önem taşır.